Intel 4004 uzun yıllar boyunca dünyanın ilk mikroişlemcisi olarak bilinse de, sonradan ortaya çıkan bilgiler bu unvanın aslında F-14 Tomcat savaş uçağı için geliştirilen gizli MP944 işlemcisine ait olabileceğini öne sürüyor. 1971’de tanıtılan 4004, kişisel bilgisayarların simgesi haline gelirken, ABD Donanması’nın efsanevi uçağında kullanılan MP944’ün hem daha önce geliştirildiği hem de teknik olarak çok daha üstün olduğu anlaşıldı.
MP944: F-14 Tomcat’in Gizli Mikroişlemcisi
Genel kabul gören anlatıya göre, Nippon Calculating Machine Corporation 1970 yılında Intel’den masaüstü hesap makinesi için özel çipler tasarlamasını istedi ve bu süreç sonunda 1971’de çok amaçlı Intel 4004 işlemcisi geliştirildi. Intel’in sekiz parçalı mimari yerine daha kompakt bir tasarım sunması, bu çipi modern işlemcilerin öncüsü haline getirdi. Ancak aynı dönemlerde, hatta biraz daha önce ABD’de çok daha iddialı bir işlemci sessiz sedasız tamamlanmıştı.
Garrett AiResearch, MP944 mikroişlemcisini Haziran 1970’te tamamladı. 20 bitlik veri işleme kapasitesine sahip olan bu işlemci, Intel 4004’ten yaklaşık 8 kat daha hızlıydı. MP944, 375 kHz frekansta çalışıyor ve saniyede 9.375 komut işleyebiliyordu. Northrop Grumman ise bu çipi, F-14 Tomcat’in değişken geometrili kanat sistemini yönetmek amacıyla kullandı. ABD Donanması’nın yüksek uçuş performansı talepleri, kanat açıklığının son derece hassas bir şekilde sürekli ayarlanmasını gerektiriyordu ve bu işlem manuel olarak yapılamayacak kadar karmaşıktı. Bu nedenle, sensör verilerinin işlenmesi ve aerodinamik hesaplamaların anlık olarak yürütülmesi tamamen MP944’e bırakıldı.
Gizlilik ve Tartışmalar: İlk Mikroişlemci Hangisi?
MP944, 1970’lerin başında olağanüstü bir performans sunarken, aynı zamanda askeri standartları da karşılamak zorundaydı. Örneğin, -55 ile +125 santigrat derece arasındaki sıcaklıklarda sorunsuz çalışabilmesi gerekiyordu. Tüm bu teknik başarılarına rağmen, dünya genelinde ilk mikroişlemci olarak 4004’ün kabul edilmesinin nedeni, MP944’ün varlığının 1998 yılına kadar gizli tutulmasıydı. Çipin baş tasarımcısı Ray Holt, aslında 1971’de teknolojiye dair bir makale hazırlamıştı; ancak projenin gizliliği nedeniyle bu bilgi tam 27 yıl boyunca yayımlanamadı.
Bugün hâlâ “ilk mikroişlemci”nin hangisi olduğu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bunun başlıca nedeni, o dönemde geliştirilen işlemcilerin günümüz CPU’ları gibi tamamen bağımsız çalışmaması ve ek çiplere ihtiyaç duyması. Ayrıca, 1970-71 döneminde tanıtılan Four-Phase Systems AL1 de bazı uzmanlar tarafından güçlü bir aday olarak gösteriliyor. Eğer MP944’ün araştırma makalesi Holt tarafından 1971’de yayımlanabilmiş olsaydı, teknoloji tarihi belki de bambaşka bir yöne evrilebilirdi.
Kaynak: BHA
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.